Sanayide her 100 birimlik kapasitenin 60’ından fazlası değer üretmiyor

Şirketler dijital dönüşüme yılda 2 trilyon doların üzerinde yatırım yapıyor, ancak küresel araştırmalar bu yatırımların çoğunun hedefine ulaşmadığını gösteriyor. McKinsey’e göre dönüşüm programlarının yüzde 70’i, Bain & Company’ye göre ise iş dönüşümlerinin yüzde 88’i başlangıç hedeflerini yakalayamıyor. Yalın dönüşüm tarafında da tablo benzer: Harvard Business Review’un incelediği 204 projeden yalnızca üçte biri iki yıl sonunda kazanımlarını koruyabiliyor.

Mesele teknoloji değil, insan ve organizasyon

Araştırmalar, başarıyı belirleyenin teknoloji değil insan ve organizasyon olduğuna işaret ediyor. McKinsey’e göre başarılı bir dönüşümün yüzde 80’i organizasyonel değişimden oluşuyor; kültürüne yatırım yapan şirketler ise yalnızca teknolojiye odaklananlara göre 5,3 kat daha başarılı oluyor. LeanViser Kurucusu Can Yükselen, işletmelerin süreçlerindeki israfı gidermeden teknolojiye yatırım yapmasının, aslında israfı dijital ortama taşımaktan öteye geçmediğini belirtiyor.

Türkiye tablosu

TCMB verilerine göre imalat sanayinde kapasite kullanım oranı Haziran 2026’da yüzde 74,5. TÜİK verilerine göre ise 2026’nın ilk çeyreğinde saatlik iş gücü maliyeti yüzde 43 artarken istihdam ve çalışılan saat geriledi. LeanViser’ın 120’den fazla işletmedeki deneyimi, ortalama ekipman etkinliğinin (OEE) yüzde 50-55 bandında kaldığını gösteriyor. Kapasite kullanımı ile ekipman etkinliği birlikte değerlendirildiğinde, Türk sanayisinin kurulu kapasitesinin gerçek etkin kullanımı yalnızca yüzde 37-40 bandında kalıyor; yani her 100 birimlik kapasitenin 60’ından fazlası değer üretemiyor.
Verimliliğin önündeki bir diğer engel ise insan kaynağı: İstanbul’da eleman temini sorunu yaşayan sektörler arasında imalat sanayinin payı yüzde 43,2. Ancak araştırmalar çözümün yönünü de gösteriyor — yetkinliklerini geliştirebileceğini hisseden çalışanların işten ayrılma olasılığı 2,7 kat daha düşük.

Can Yükselen: “Önce süreçleri iyileştirmeli, sonra teknolojiyi devreye almalıyız”

Yükselen, kurulu kapasitenin gerçek kullanımının yüzde 37-40 bandında olmasının, sanayide her 100 birimlik kaynağın 60 biriminden fazlasının değer üretmediği anlamına geldiğini vurguluyor. Ona göre doğru sıralama; önce süreçlerdeki israfı gidermek, ardından teknolojiyi bu iyileştirilmiş süreçlerin hızlandırıcısı olarak devreye almak. Yükselen sözlerini şöyle tamamlıyor: “Gerçek dönüşüm; daha fazla yazılım satın alan değil, süreçlerini daha iyi yöneten, çalışanlarını geliştiren ve müşterisine daha fazla değer sunan şirketlerde gerçekleşir.”

Haberin devamı için

keyboard_arrow_up